Hazret-i Havva validemiz, her doğumunda bir kız ve bir erkek, ikinci doğumunda da bir kız ve bir erkek dünyaya getiriyordu. Bunların birbirleriyle evlenmeleri

Aşağa gitmek

Hazret-i Havva validemiz, her doğumunda bir kız ve bir erkek, ikinci doğumunda da bir kız ve bir erkek dünyaya getiriyordu. Bunların birbirleriyle evlenmeleri

Mesaj  igsirli Bir Paz Mayıs 17, 2009 5:01 pm

Hazret-i Havva validemiz, her doğumunda bir kız ve bir erkek, ikinci doğumunda da bir kız ve bir erkek dünyaya getiriyordu. Bunların birbirleriyle evlenmeleri

O zaman, beraber doğanla yani ikiz kardeşiyle değil, ötekiyle evlenmeye izin verilmişti.

Bir şeyi haram eden de, izin veren de Allah'tır. Mesela eski milletlere içkiyi helal etti, bizim ümmetimize haram etti. İç yağını Musa aleyhisselamın kavmine haram etti. Bize ise helal etti. Allahü teâlâya niye böyle yapıyorsun demeye kimin hakkı ve yetkisi vardır? Yaratılan bir mahlûk, kendisini yoktan var eden, her an varlıkta durduran, bütün nimetleri kendisine veren yüce Rabbine ne diyebilir? Mülkün sahibi Allahü teâlâdır. Mülkünde kullanılmasına müsaade ettiklerine helal, müsaade etmediklerine haram denir. Kendi mülkünü kullanmaktadır.

Müslüman, dinine düşman olanlardan uzak durmalıdır. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah, insanı bir damla nutfeden yarattı. Buna rağmen Rabbine karşı apaçık düşman kesilenler vardır.) [Nahl 4]

Zulüm değildir

Sual: İçyağı, önceki dinlerde haram iken, bizim dinimizde helal kılınmıştır. Hazret-i Âdem zamanındaki evlilik ile şimdiki evlilik farklıdır. İçki daha önce mubah iken, İslamiyet’te haram kılınmasına zulüm diyenler var. Bunların hikmeti

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
Bir memur bile, âmirinin verdiği emirlerin sebebini soramaz. Nerede kaldı ki, bir kul, Allahü teâlânın işlerinin hikmetini sorabilsin? Bütün insanları Cehenneme koyup sonsuz azap yapsaydı, kimin bir şey söylemeye hakkı olabilirdi; çünkü kendi yarattığı mülkünü kullanıyor. Başkası yok ki, onun mülküne tecavüz olsun ve buna zulüm denebilsin? İnsanların kullandığı her mülk, hakikatte Allahü teâlânındır. Bu mülkleri, bunların asıl sahibi olan cenab-ı Hakkın izin verdiği kadar kullanmak gerekir. (1/266)

Allahü teâlâ, hayvanlara akıl vermemiştir. Bunun için de, onlara hiçbir şeyi yasak etmemiş, dilediklerini yiyip içmekte, diledikleri gibi yatıp kalkmakta serbest bırakmıştır. Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutmamıştır. Eğer insanları da böyle hayvanlar gibi serbest bıraksaydı, kötülükten, karışıklıktan başka bir şey olmazdı. Hayvanlar, insanların yaptığı işlerin hikmetini anlayamazlar. Çok aciz olan bir insan da, her şeyi yoktan yaratan Rabbimizin işlerindeki hikmeti nasıl anlar?

Allahü teâlâ, adaleti emretmiş, adaletin zıddı olan zulmü haram kılmıştır. Bu hususta birçok ayet-i kerimeler vardır. Birkaçı mealen şöyle:
(Allah, insanlar arasında, adaletle hükmetmenizi emreder.) [Nisa 58]

(Allah, adalet yapmanızı, ihsan etmenizi ve [muhtaç olan] akrabaya vermenizi emredip, fuhştan, münkerden [her çeşit kötülükten] ve zulümden nehyeder.) [Nahl 90]

(Ey iman edenler, bir millete olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olunuz!) [Maide 8]

Cenab-ı Hak, genelde işlerinin hikmetini bildirmemiştir. Bu hikmeti aklımızla anlamak mümkün olmaz; çünkü aklın belli bir sahası vardır. Bunun dışındakileri ölçmeye, anlamaya gücü yetmez. Akıl bir kararda kalmaz. Herkesin aklı birbirine uymaz. En akıllı sanılan kimse bile, mütehassısı olduğu dünya işlerinde yanılabilir. Nerde kaldı ki, din işlerindeki hikmetleri çözebilsin?

igsirli
Admin

Mesaj Sayısı : 271
Kayıt tarihi : 10/05/09
Yaş : 32
Nerden : erzurum

Kullanıcı profilini gör http://diniislam.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz